Hedef Köpeklere İnsancıl Yaklaşım İse Doğru Karar StarDogs Pozitif Köpek Eğitimi Akademisi

Hayvanlara karşı duygu ve davranışlarıma dair belleğimdeki en eski anı 6 yaşıma ait. Bahçede 6 ve 7 yaşlarındaki iki arkadaşımla oynarken yanlışlıkla ezdiğimiz bir salyangoz için cenaze töreni düzenlemiş, onu gömüp mezarını suladıktan sonra başında bir süre dikilmiştik.
Ne mutlu bana ki göreceli olarak oldukça merhametli ve hayvansever bir ailede yetiştim, tüm aile fertlerimin kişiliğimdeki çok olumlu katkılarını minnetle anıyorum. Çocukken etraftaki yavru kedileri sever, bir daha göremediğimizde üzülürdük. Annem ve merhum babam; ağabeyimin, ablamın ve benim tüm “eve kedi alalım” istek ve yalvarışlarımızı başarıyla savuşturmuş olsalar da, kız kardeşimin bir gün sokakta gördüğü ve bitkin haliyle ona sırnaşan bir yavru kediyi getirip merhum babama göstermesi, sonunda kilidi açmıştı. O el kadar yavrunun (evdeki ilk kedimizin) gelir gelmez aç kurt gibi verdiğimiz yemeğe saldırması ve kana kana koca bir kap dolusu suyu içmesi, ardından tuvaletini ilk yaptığında az miktarda olsa da gördüğümüz kan hiçbir zaman aklımdan çıkmadı. İnsan türünün ne kadar bencil, merhametsiz ve diğer canlıların yaşam hakkına saygısız olabileceğinin ilk işareti idi bu benim için.
Sonrasında onlarca yılda bir kısmı evimizde, bir kısmı da bahçemizde olmak üzere elimizden düzinelerce sokak kedisi geçti. Bazılarını ağır rahatsızlıklarında merhum babamla birlikte en yakın veterinere çok kez taşıdığımız, hatta bir seferinde 20 yaşına yakın tümörlü kedimizi iki kez toplu ulaşımla ve 3-4 vasıta değiştirerek (metro, metrobüs gibi günümüz olanaklarından da mahrumken) Küçükyalı’dan Avcılar’daki Veterinerlik Fakültesi’ne götürdüğümüz halen hatırımda.

Elbette hayvan sevgim sadece kedilerle sınırlı değil, ailemin bahçede beslediği birkaç civcivin zamanla horoz ve tavuklara dönüşmesine, sonrasında da malum son ile değil de ecelleri ile doğal ömürlerini tamamlayarak öldüklerine şahit oldum. Hatta aralarından katarakt ve körlük gibi yaşlılık rahatsızlıkları yaşayacak kadar uzun ömür sürenler de oldu. Çocukluk bilincimin geliştiği ve davranışlarımın sorumluluğunu hissetmeye başladığım ilk gençlik yıllarımdan itibaren; yılan, fare, arı, karınca, örümcek, karasinek, sivrisinek, meyve kurdu, çeşitli böcek türleri gibi hayvanların hiçbirini öldürücü ilaç sıkarak, kürek / sineklik / gazete rulosu ile vurarak, elektrikli cihazlarla yakarak veya ayakla ezerek öldürmemeye özen gösterdim. Bunun yerine sadece kovucu haplar kullanarak, kovalayarak, peçete ile alarak veya açık pencerelere yönlendirerek etrafımdan uzaklaştırmaya çabaladım. Bir seferinde (hayatımda bir fare ile karşılaştığım tek anda), işyeri mutfağına dadanan fareyi, zamklı veya delici yaylı tuzaklar yerine basit, kapaklı bir ahşap kapan alıp 3 gün sabrettikten sonra zarar vermeden yakalayarak aracımla uzak bir kırsal bölgeye götürüp doğaya salmıştım. O gece vicdanım rahat ve huzurlu bir uyku çektiğimi çok net hatırlıyorum.
İşte bu ahval ve şerait altında, (iyi ki) büyüsüne bir kez kapılıp kurtulamadığım hayvan sevgisi ile geçen yıllardan sonra, tam da uzun dış ticaret kariyerimin ardından nasıl bir işle meşgul olacağıma dair arayış içerisindeyken, sosyal medyada sevgili Mehveş Hocam’ın StarDogs Pozitif Köpek Eğitimi Akademisi’ne dair çok açıklayıcı ve motive edici harika bir mesajına denk geldim.
Fark ettim ki, diğer tüm canlıların (yağı / eti / derisi için Norveç, Kanada ve Japonya’da öldürülen balina sürülerinin, dişi için Afrika’da katledilen fillerin, insanlar ormanları azalttıkça aç kalarak yerleşim yerlerine inmek zorunda kalan ayı, kurt ve yaban domuzlarının, eskiden en azından kapağı açık çöp konteynerlerinden beslenebilirken artık hijyen amaçlı yeraltı konteynerleri nedeniyle bunu bile yapamayan kadim evcil dostlarımızın, kamunun asli ve insancıl görevi olan kısırlaştırma konusundaki yükümlülüğünü görmezden gelmesi nedeniyle kırsal alanlarda açlık ve susuzluktan dolayı kaçınılmaz şekilde ve içgüdüsel olarak saldırganlaşan ve medya desteği ile önce toplanıp büyük bölümü içler acısı durumda olan barınaklara hapsedilmeleri, kısa süre içerisinde de katledilmeleri talep edilerek bilinçsiz halk kesimlerinin önüne atılan zavallı sokak köpeklerinin), insanlığın neredeyse tamamen işgal ettiği Dünya gezegenindeki yaşam haklarına saygısızlığın arşa çıktığı günümüzde, StarDogs Pozitif Köpek Eğitimi Akademisi adeta çölde bir vaha gibi karşıma çıkmıştı.

Bundan sonraki yaşamımı tutkuyla ve gönülden sevdiğim hayvanların iyiliğine ve bilinçli / bilinçsiz gördükleri kötü muamelenin azaltılmasına adarken bir yandan da geçimimi sağlama olanağı bulabilmek benim için büyük bir şans. Geleneksel (boğma tasmalarla, sert komutlarla ve cezalandırma yöntemleriyle yapılan) köpek eğitimini yeryüzünden silmeye en büyük aday olduğuna inandığım bu yaklaşıma, ülkemizde pozitif köpek eğitiminin tohumunu ekip 23 yıldır bıkmadan, özenle yeşerten StarDogs Pozitif Köpek Eğitimi Akademisi ile saygıdeğer kurucusu Mehveş Hocam aracılığıyla dahil olabilmiş olmam, sanıyorum ömrümdeki dönüm noktalarından biri ve çok büyük bir fırsat.
Bu fırsatı değerlendirmemin ne kadar doğru bir karar olduğunu, 35 derslik akademi sürecinin her saniyesinde, bir yandan işine olan saygısı ve tam profesyonelliği / sonsuz desteği ile, diğer yandan her yaştan öğrencilerine saygı ve sevgiyle yaklaşmasını sağlayan samimiyeti ile bana gösteren Sayın Üstat Mehveş Hocam’a minnettarım.
Daha uzun yıllar ülkemize yüzlerce profesyonel pozitif köpek eğitmeni yetiştirmesi ve bu büyük ekibin toplumumuzda baskın hale gelerek “köpek eğitimi” dendiğinde akla gelen ilk seçenek olması en büyük dileğim…
Muharrem Gökhan KESKİN
Yalova – 17 Ekim 2025
[email protected]
533 – 323 92 00



