Pozitif Köpek Eğitimi’nin Türkiye’deki Kurucusunun Hikâyesi APDT’de Yayınlandı
Türkiye’de pozitif, bilim temelli köpek eğitimi bugün bir yaklaşım olarak konuşulabiliyorsa, bunun başlangıç noktası 2002 yılında Mehveş İpek’in bu metodu yurtdışında öğrenerek Türkiye’ye getirmesi ve 2003 yılında StarDogs Türkiye’yi kurmasıdır.
Henüz bu kavramların Türkiye’de bilinmediği bir dönemde başlatılan bu çalışma, yalnızca farklı bir eğitim yönteminin tanıtılması değil; aynı zamanda bu yöntemi doğru, etik ve bilim temelli şekilde uygulayabilecek eğitmenlerin yetiştirilmesini hedefleyen bir sistemin kurulması anlamına gelmiştir.
Bugün Türkiye’de gerçekten %100 pozitif ve force-free (şiddetsiz) çalışan eğitmenlerin neredeyse tamamı, mesleki yolculuklarının bir aşamasında StarDogs eğitimlerinden geçmiştir. StarDogs, yalnızca bir eğitim markası değil; Türkiye’de pozitif köpek eğitiminin mesleki temelini atan ve bu alanın standartlarını belirleyen yapı olmuştur.
Artık çeyrek asra yaklaşan bu başarılı yolculuk, pozitif köpek eğitiminin dünyadaki en saygın mesleki organizasyonlarından biri olan Association for Professional Dog Training International (APDT) tarafından da hak ettiği ilgiyi görmüş ve hem web sitelerinde, hem de bültenlerinde yayınlanarak uluslararası düzeyde yerini almıştır.
Makalenin İngilizce orijinaline buradan ulaşabilirsiniz:
https://apdt.com/building-a-positive-dog-trainer-education-system-in-turkiye/
Aşağıda bu makalenin Türkçe versiyonunu okuyabilirsiniz.

Türkiye’de Pozitif Köpek Eğitmenliği
Eğitim Sisteminin Kurulması
2000’li yılların başında, pozitif ve bilim temelli köpek eğitimi Türkiye’de henüz hiç bilinmiyordu. O dönemde kullanılan eğitim yöntemlerinin neredeyse tamamı baskıya dayalı, geleneksel yaklaşımlardı. Öğrenme teorisini, güveni, iletişimi ve köpeğin duygusal durumunu merkeze alan bir eğitim modeli henüz bu alana girmemişti.
Benim bu yöntemle tanışmam 2002 yılında, Yunanistan’a giderek Yiannis Arachovitis ile çalışmamla başladı. Yiannis, StarDogs’u 1999 yılında Yunanistan’da kurmuştu ve o dönemde yalnız Yunanistan’da değil, tüm Balkanlar’da pozitif eğitimle çalışan ilk eğitmendi. Benim StarDogs Trainers’ Academy’den mezun olmamın hemen ardından, 2003 yılında Yiannis ile birlikte İstanbul’da StarDogs Türkiye’yi kurduk. Yiannis bugün de halen StarDogs Greece adıyla Atina’da çalışmalarına devam etmektedir.
StarDogs Türkiye en başından itibaren köpek eğitimi vermek amacıyla değil, pozitif ve bilim temelli yöntemlerle çalışacak köpek eğitmenleri yetiştirmek amacıyla kuruldu. Hedefimiz, bu meslek için yapılandırılmış bir eğitim sistemi oluşturmak ve köpeklerle çalışmaya dair etik ve bilimsel bir yaklaşımı ülkeye kazandırmaktı.
Bu yaklaşım kısa sürede dikkat çekti; çünkü yalnızca farklı bir eğitim yöntemi sunmuyor, aynı zamanda farklı bir meslek kültürü getiriyordu. Fiziksel kontrol ve zorlamaya dayalı klasik eğitmen profilinin yerine; farklı eğitim ve meslek geçmişlerinden gelen, akademik öğrenmeye açık, bilime ilgi duyan, çoğu yabancı dil bilen ve bilgiyi empatiyle birleştiren yeni bir eğitmen profili oluşmaya başladı. Bu süreçte meslekteki kadın-erkek dengesi de değişmeye başladı.
Köpek sahipleri de bu değişimin bir parçası oldu. “Köpeği gönderip eğitilsin” anlayışından, köpeğiyle birlikte öğrenmeye dayalı daha katılımcı bir modele geçiş zaman aldı; ancak hayvan refahını gerçekten önemseyen insanlar bu yaklaşıma çok hızlı uyum sağladı. Bu model yalnızca köpeğin değil, insanın da öğrenmesini gerektiriyordu.
StarDogs Eğitimciler Akademisi hiçbir zaman yalnızca teknik bilgi aktaran bir program olmadı. Amacımız her zaman; köpek davranışını ve öğrenme teorisini anlayan, hayvan refahını önceleyen, etik çalışan ve sürekli gelişime açık eğitmenler yetiştirmek oldu.
İlk derste öğrencilerime her zaman şu cümleyi söylerim:
“Bugün size bu yöntemi öğretiyorum çünkü mevcut bilimsel bilgiye göre en doğru ve en hayvan dostu yaklaşım bu. Yarın bundan daha iyisi ortaya çıkarsa, hep birlikte onu öğreniriz.”
Bizim önceliğimiz hiçbir zaman katı bir ideoloji olmadı; bizim için esas olan her zaman bilimsel doğruluk, etik sorumluluk ve hayvanın iyi oluş halidir.
StarDogs Eğitimciler Akademisi mezunları programı tamamlayıp bir başlarına kendi yollarına gitmezler; eğer isterlerse aynı zamanda bir mesleki topluluğun parçası olurlar. Bugün 250’den fazla mezunumuz var ve bunların 170’ten fazlasıyla aktif olarak iletişim halindeyiz. “StarDogs Eğitmeni” olmak yalnızca bir eğitim almak değil; ortak bir etik yaklaşımı ve sürekli öğrenme sorumluluğunu paylaşmak anlamına gelir. Mezunlarımız bulundukları bölgelerde pozitif eğitimin yayılmasına katkıda bulunarak ülke çapında bir mesleki ağ oluştururlar.
Sürekli öğrenme bu yapının vazgeçilmezidir. APDT ve PDTE gibi bu alandaki uluslararası saygın organizasyonları yakından takip eder, dünyadaki gelişmeleri anlık olarak izler ve yöntemlerimizi bilimsel ilerlemeler doğrultusunda sürekli güncelleriz.
Pandemi öncesinde eğitimler ağırlıklı olarak yüz yüze gerçekleşiyordu. Başlangıçta yalnızca İstanbul’da yapılan eğitimlere Türkiye’nin birçok farklı şehrinden gelip katılanlar olmuştu. Bu öğrencilerin pek çoğu mezun olunca kendi şehirlerinin ilk pozitif köpek eğitmeni oldular. Zaman içinde ben de farklı şehirlere giderek eğitmen adaylarıyla çalıştım. Bu yoğun emek gerektiren süreç, Türkiye’de ilk pozitif eğitmen neslinin oluşması açısından son derece değerlidir.
Büyüme zaman içinde çok doğal bir şekilde gerçekleşti. Mezunlarımız kendi bölgelerinde çalışmaya başladı, elde ettikleri başarılı sonuçlarla dikkat çekti ve başka insanların da eğitmenlik yoluna girmesine ilham verdi. Böylece mesleki ağ giderek genişledi.
Medyanın ilgisi ise en başından itibaren yoğundu. Gazete, dergi, radyo ve televizyon programları bu yeni yaklaşımı yakından takip etti. 2008 yılında, İngiltere’de Underdog Show adıyla yayınlanan yarışmanın Türkiye versiyonunu “Can Dostum” adıyla ülkenin en büyük ulusal televizyon kanallarından birinde, o kanalın davetiyle gerçekleştirdik. Programda yalnızca ilk mezunlarımız ve o dönem eğitimine devam eden 2. Akademi sınıfı öğrencilerimiz yer aldı. Yarışmadaki tüm köpekleri Yiannis ile ikimiz barınaklardan seçtik. Program sonrasında barınaktan köpek sahiplenme oranlarında gözle görülür bir artış yaşandı. Bu, eğitimin ötesinde toplumsal bir dönüşümün de başladığını gösteriyordu.
Zamanla farklı şehirlerden katılım arttıkça güçlü bir mesleki ağ oluştu. Bugün Türkiye’de gerçekten %100 pozitif ve force-free (şiddetsiz) yöntemlerle çalışan eğitmenlerin neredeyse tamamı, mesleki yolculuklarının bir aşamasında StarDogs eğitimlerinden geçmiştir. Bu nedenle “StarDogs Eğitmenleri” yalnızca bir topluluk değil, bu alanın mesleki tarihinin çok önemli bir parçasıdır.
Pandemi ile birlikte biz de eğitim sistemimizi online ortama taşıdık. Başlangıçta bir zorunluluk gibi görünen bu dönüşüm, zamanla sistemin en güçlü yanlarından biri haline geldi.
Bugün StarDogs Eğitimciler Akademisi, 35 haftalık yapılandırılmış bir online program olarak devam etmektedir. Katılımcılar haftalık teorik dersleri kendi hızlarında takip eder, her dersin sonunda yer alan testlerle kendilerini değerlendirir ve her hafta üç saat süren canlı online derslerde uygulamalarını tartışır, pratik çalışmalarıyla ilgili geri bildirim alır ve birbirlerinin deneyimlerinden de öğrenirler. Mezunlar ise diledikleri zaman derslere tekrar dönerek bilgilerini güncelleyebilirler.
Online sistem, farklı şehirlerden ve farklı yaşam koşullarından insanların programa katılmasını kolaylaştırdı. Kimi kariyer değişikliği yapmak isteyen, kimi ise mevcut işinin ve ailevi sorumluluklarının yanında bu alana yönelen katılımcılar için bu program yalnızca bir eğitim değil, aynı zamanda uzun soluklu bir mesleki dönüşüm süreci haline geldi.
Her alanda olduğu gibi bu meslek de gelişmeye devam ettikçe etik ilkelerin ve mesleki toplulukların önemi daha da artmaktadır. Bu nedenle StarDogs’un yanı sıra, Pozitif Köpek Eğitmenleri Derneği’ni de (POKED) kurduk. Bu dernek, pozitif eğitimi destekleyen herkese açık olmakla birlikte, yönetiminde yalnızca StarDogs Eğitmenler Akademisi mezunu eğitmenlerin yer alacağı bir yapıdır. Temel hedefi; iş birliğini güçlendirmek, etik standartları korumak ve bu mesleğin uzun vadede sağlıklı şekilde gelişmesini sağlamaktır.
Aynı zamanda #BaşkaBirYolVar başlığı altında, hikâye anlatımına dayalı bir farkındalık projesine de başladık. Bu başlık İngilizceye “There Is Another Way” olarak çevrilip global olarak da kullanılacak. Proje, StarDogs Eğitmenler Akademisi mezunlarının geleceğin eğitmenlerine seslenmesiyle başlıyor ve ilerleyen süreçte, sert yöntemler yerine pozitif eğitim yöntemlerini tercih eden köpek sahiplerini de sürece dahil edecek şekilde genişleyecek. Bu projenin özünde, en başından beri inandığımız çok net bir mesaj var: köpeklerle çalışmanın daha insancıl, bilim temelli ve güven odaklı bir yolu yalnızca mümkün değil, bu aynı zamanda dönüştürücüdür. Yaşadığımız hayat değişebilir ve gerçekten severek yapacağımız bir mesleği seçme gücüne sahibiz. Aynı şekilde köpekleri nasıl eğiteceğimizi de seçebiliriz — ve bu seçim son derece önemlidir. Bu mesajın Türkiye’nin çok ötesinde de karşılık bulabileceğine inanıyorum.
Benim uzun vadeli hedefim, Türkiye’deki pozitif köpek eğitmenliği topluluğu ile APDT gibi uluslararası mesleki organizasyonlar arasında daha güçlü bağlar kurulmasına katkıda bulunmak. Koşullar ülkeden ülkeye değişse de, hedef aynı: insanların köpekleri gerçekten anlayabilmesini sağlamak ve güven temelli ilişkiler kurmalarına rehberlik etmek. Bu sebeple 2008 yılından beri gururla üyesi olduğum APDT’yi hem StarDogs’ta hem de POKED’de önemli bir referans olarak görüyoruz ve ileride birlikte çalışmalar yapmayı hedefliyoruz.
Türkiye’de pozitif köpek eğitiminin hikâyesi hâlâ yazılmaya devam ediyor. Ama benim için bu yalnızca tanıklık ettiğim bir hikâye değil; bizzat başlattığım ve ilmek ilmek büyüttüğüm, bugün bulunduğu noktaya taşıdığım bir süreç. Son derece donanımlı insanların gözümün önünde başarılı eğitmenlere dönüşmesini izlemek hayatımdaki en anlamlı deneyimlerden biri. Küçük bir tohum olarak başlayan bu yaklaşımın bugün ülke genelinde bilinen güçlü bir yapıya dönüşmesi çok büyük bir mutluluk.

23 yıl sonra hâlâ beni en çok heyecanlandıran şey ise, insan ile başka bir tür arasında gerçek bir iletişimin mümkün olduğunu her seferinde yeniden görmek. Başarının temelinde güven olduğunu tekrar tekrar deneyimlemek. Ve bir köpeğin gerçekten anladığı o anı — benim “Evreka anı” dediğim o anı — gözlerinde görmek.
Bu hikâyenin özü aslında çok basit: güven, anlayış, öğrenme ve farklı türler arasında gerçek bir bağ kurabilme ihtimali.
Mehveş İpek
StarDogs Türkiye’nin Kurucusu
APDT Üyesi (2008– ) | #75249


